Ömer Faruk Yelkenci: 'Üstin Dökmen'e yakışmadı'

Ömer Faruk Yelkenci: 'Üstin Dökmen'e yakışmadı'

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği’nin Antalya’da gerçekleştirdiği eğitim sempozyumunda Prof. Dr. Üstün Dökmen’in konuşması sonrasında yaşananları anlattı.

Sempozyumun açılışının Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından yapıldığını hatırlatan Yelkenci, “Sayın Bakanın vakitleri dardı. Ancak kendileri her zamanki nezaketiyle kendisinden sonra kürsüye çıkacak olan konuşmacıları da dinlemek istedi. Bu bir sempozyumdu. Akademik bir ortam olduğu için burada sempozyum ana konuşmasında bilimsel ve akademik bir konuşma beklersiniz. Sayın Dökmen’in konuşmasının konusu eğitim evrimi idi. Bir orada şunu gördük Sayın dökmen Osmanlıcadan, din eğitiminde, eğitimin yaşadığı sıkıntılarda ve güncel politika üzerinden bir konuşma yaptı. Vakti yetmediği için kendi sunumundan sadece iki slayt sunabildi. Çok hoş olmadı” diye konuştu

“SİYASETÇİ GÖRÜNCE POPÜLİST BİR YAKLAŞIMLA SUNUMUNU YAPTI”

Yelkenci Dökmen’in konuşması sırasında Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’yı parmakla işaret ederek eleştirdiğini anlatarak, “Hatta içtiği suya varana kadar, protokoldeki insanların neden orada oturduğunu, neden oradaki insanlara su verildiğinden bahsederek bu kadar ileri gitti. Biz onun kürsü şehvetine kapıldığını, orada bir siyasetçi gördüğü için popülist bir yaklaşımla sunumunu yaptığını görmüş olduk. Biz bunu sayın Dökmen’e yakıştıramadık” şeklinde konuştu.

“AKADEMİK BİR KONUŞMA BEKLERKEN, SİYASAL İÇERİKLİ BİR KONUŞMA YAPTI”

Prof. Dr. Dökmen’den akademik bir konuşma yapmasını beklediklerini söyleyen Yelkenci, “Sayın Dökmen’den akademik bir konuşma beklerken, güncel siyasal içerikli bir konuşma yaptı. Bunda da sayın Bakanımız hedef alması hoş olmadı, Üstün Dökmen’e yakışmadı. Dolayısıyla bizim itiraz ettiğimiz nokta o gün kapanışta bu oldu. Sempozyumu dinleyen insanlar da ilk gün Sayın Dökmen’in konuşmasından rahatsız olduklarını dile getirdiler. Üstelik bunun sayın Bakan’ın kendisine bu nezaketi göstermesine rağmen onun farklı şekilde davranması, aynı nezaket üslubu ile değil de ‘fırsat oluşmuşken tribünlere oynayalım, popüler olalım’ yaklaşımıyla hareket etmesi hoş olmadı” ifadelerini kullandı.

“EĞİTİMLE İLGİLİ GEÇMİŞTEN GELEN SORUNLARINI, SON BİR KAÇ YILIN SORUNLARIYMIŞ GİBİ LANSE ETTİ”

Yelkenci, Prof. Dökmen’in konuşmasında uzmanlığı olmayan analara da girdiğini vurgulayarak, “Din alanına girdi. Elbette ki din eğitiminin 2 saatlik din kültür ve ahlak bilgisi dersi ile verilemeyeceğini tüm Türkiye biliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın imam hatip vurgusu da bu yüzden. Ayrıca 2 saat Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersi bu dönemde gelmiş bir ders de değil. Bunun yetersiz olduğu 2012’de Kur’an-ı Kerim ve Siyer destleri konularak ortay kondu. Tam tersi bir mantıkla bu konuya yaklaşmış olmak, Türkiye’nin eğitimle ilgili geçmişten gelen sorunlarını birkaç yılın sorunlarıymış gibi lanse etmeye çalışmak problemdi” açıklamalarında bulundu.

“AHLAK BİR TAVIRDIR, BİLGİYLE OLMAZ”

Yaşananların basında yer alma şeklini de popülist bir yaklaşım olarak değerlendiren Yelkenci, şunları söyledi:

“Zaten oradaki konu siyasetin tartıştığı bir şey. ‘Osmanlıca dersi zorunlu olsun mu? Din dersi zorunlu olsun mu?’ Bunu buradan tartışmak güzel bir yönlendirme, başarılı bir manipülasyon. Orada sayın Dökmen’in söylediği konulardan sadece bir tanesiydi din dersi konusu. Burada zaten kimse 2 saat Din Kültürü ve Ahlak bilgisi ile tüm insanların ahlaklı olacağını savunmuyor. Zaten ahlak bir tavırdır, bilgiyle olmaz bunu herkes biliyor. O yüzden destekleyen dersler kondu. Burada böyle sunduğunuz zaman bir tribün desteği bulabiliyorsunuz mesele bu”